Bilim insanları, küresel ısınmanın 1,5°C’yi aşma tehlikesi altında olduğunu ve bu durumun yalnızca üç yıl içinde gerçekleşebileceğini vurguluyor. Atmosfere salınabilecek toplam karbon miktarı hızla tükeniyor ve her geçen gün iklim felaketlerinin şiddeti artıyor.
Küresel sıcaklık hızla yükseliyor. 2020 başında 500 milyar ton olan küresel CO₂ salım sınırına ulaşabilecek miktar, 2025’e gelindiğinde sadece 130 milyar tona kadar düşmüş durumda. Mevcut yıllık ortalama 40 milyar ton CO₂ salımıyla bu sınır, tahminlere göre üç yıl içinde dolacaktır. Bu durum, Paris Anlaşması’nın temel hedefini tehdit etmektedir. Bilim insanları, 1,5°C’nin teknik olarak birkaç yıl sonra aşılabileceğini söylerken, bu eşiğin aşılmasının iklim etkilerinin geri döndürülemez bir seviyeye ulaşmasına neden olabileceğini belirtiyor. İlk rapor yazarı Prof. Piers Forster, “Her şey beklenmedik bir şekilde kötü gidiyor. Dünyada eşine rastlanmamış değişiklikler gözlemliyoruz ve Dünya’nın ısınması ile deniz seviyesinin yükselmesi hızlanıyor” diye uyarıda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl, küresel ortalama hava sıcaklıklarının 1800’lerin sonlarına göre 1,5°C’nin üzerine çıktığı ilk yıl olarak kayıtlara geçti. 2024’teki rekor sıcaklıklar, El Niño gibi doğal hava olaylarından etkilenmiş olsa da, bilim insanları asıl nedenin insan kaynaklı sera gazı salımları olduğunda hemfikir. Dünya sisteminde son 10 yılda biriken ekstra ısı, 1970’ler ve 1980’lere kıyasla iki katına çıktı. Bu enerjinin büyük kısmı okyanuslar tarafından emiliyor. Bu durum, deniz yaşamında bozulmalar ve tehlikeli deniz seviyesi artışlarına neden oluyor. 1990’lardan bu yana küresel deniz seviyesi artış hızı iki katına çıktı ve kıyı kentlerinde milyonlarca insan için sel riskini artırdı. Araştırmacılar, bu artışın yalnızca buzulların erimesiyle değil, aynı zamanda okyanus sularının ısınarak genleşmesiyle de ilişkili olduğunu belirtiyor.
Umutsuzluk değil, eylem zamanı!
Imperial College London’dan Prof. Joeri Rogelj, 1,5°C sınırının aşılması durumunda bile, sera gazı salımlarının hızla azaltılmasının iklim felaketlerinin şiddetini azaltmada hayati önem taşıdığını vurguladı. Her 0,1°C’lik ısınma veya soğuma kritik bir öneme sahip. Mevcut ısınma oranı, on yılda yaklaşık 0,27°C’dir ve bu oran, jeolojik kayıtlarda görülen herhangi bir orandan çok daha hızlıdır. İnsanlık olarak dünyayı benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyoruz. Rapor, temiz enerji ve teknolojilere geçişle birlikte, emisyon artış hızında bir yavaşlama gözlemini de içeriyor. Ancak bilim insanları, bu sürecin yeterince hızlı olmadığını ve karbon emisyonlarının acil ve keskin bir şekilde azaltılması gerektiğini ifade ediyor. Güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları artmış olsa da, fosil yakıt tüketimi hala küresel enerji talebinin neredeyse %80’ini karşılıyor.

