Espor dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan ve küresel ölçekte yoğun ilgi gören Combo Breaker 2026 turnuvası, büyük başarılarının ardında e-spor camiasının henüz tam olarak aşamadığı derin bir sorunu yeniden gündeme getirdi. Dövüş oyunları topluluğunda kadın oyunculara yönelik rahatsız edici tutumlar ve taciz vakaları, her ne kadar geçmişe kıyasla azalsa da, organizasyonun gölgesinde kalmaya devam ediyor. Özellikle salgın dönemi sonrasında bu konuda önemli adımlar atılmış ve cesur kadın sporcuların seslerini yükseltmesiyle birçok vaka çözüme kavuşturulmuş olsa da, sorunun tamamen ortadan kalkmadığı bir kez daha görüldü.
Turnuvada yaşanan somut olaylar, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Dövüş oyunları topluluğunun tanınan isimlerinden Ceks, Lili karakterinin kostümüyle mücadeleye katılmak için beklediği sırada uygunsuz bir şekilde fotoğrafının çekilmeye çalışıldığını açıkladı. Yeni dövüş oyunu müsabakası için sıra beklerken yaşanan bu olayda, bir arkadaşının araya girerek durumu engellediği ve failin olay yerinden kaçtığı belirtildi.
Bir diğer üzücü deneyim ise yaklaşık yirmi yıldır bu sahnede profesyonel olarak mücadele eden Miranda Süper Yan Pakozdi tarafından paylaşıldı. Pakozdi, turnuva alanında kadın olduğu için kendisine doğrudan izleyici kartı verildiğini, oysa kendisinin uzun yıllardır aktif bir yarışmacı olduğunu belirtti. Bu tür durumlarla defalarca karşılaştığını ifade eden deneyimli oyuncu, gönüllü çalışanların hatalarını anlasa da bu yaklaşımın kendisini dışlanmış ve değersiz hissettirdiğini dile getirdi.
Yaşanan bu son olaylar, geçmiş yıllardaki karanlık dönemi akıllara getirdi. Yapılan röportajlarda kadın oyuncular, 2020 yılı öncesinde turnuvaların kadınlar için çok daha güvensiz olduğunu vurguluyor. Geçmişte rakiplerinin fiziksel tepkilerinden korktuğu için bilerek maç kaybeden, hatta maç esnasında rakiplerinin arkadaşları tarafından sandalyeleri tekmelenerek taciz edilen oyuncuların varlığı, sorunun ne kadar köklü olduğunu gösteriyor. 2020 yılında espor dünyasında yaşanan ifşa hareketleri ve hatta dünyanın en büyük dövüş oyunları festivali olan Evo 2020 turnuvasının taciz iddiaları nedeniyle iptal edilmesi, sektördeki krizin boyutunu ortaya koymuştu.
Uzmanlar ve oyuncular, bu ayrımcılığın topluluğun köhneleşmiş yapısından kaynaklandığını belirtiyor. 2012 yılında yayımlanan analizlerde, sektördeki bazı yorumcu ve oyuncuların uygunsuz şakaları topluluk kültürü adı altında meşrulaştırmaya çalıştığı belgelenmişti. Geçmişte bu tarz davranışların dövüş oyunlarının doğasında var denilerek savunulması, günümüzde hala eski günlerin erkek egemen yapısını özleyen kitlelerin türemesine yol açıyor. Yeni nesil oyuncuların da bu hatalı yaklaşımları benimsemesi, sorunun nesiller boyu aktarılmasına neden oluyor.
Espor ekosisteminin tüm paydaşları, artık somut adımlar atılması gerektiği konusunda hemfikir. Güvenliğin en üst seviyeye çıkarılması, kadınların turnuvalara sadece refakatçi olarak değil, birer sporcu olarak katıldığının kabul edilmesi gerekiyor. Oyuncuların kendi çevrelerindeki olumsuz davranışları görmezden gelmemesi ve arkadaş kayırmacılığına son vermesi, değişimin en önemli anahtarı olarak görülüyor.
Yaşanan tüm bu zorluklara rağmen, kadın oyuncular espor turnuvalarının sunduğu eşsiz rekabet ve dostluk ortamının çok değerli olduğunu vurgulayarak diğer kadınları turnuvalara katılmaya teşvik ediyor. Güvenilir arkadaş gruplarıyla etkinliklerde yer almanın ve olumsuz durumlarda sesini duyurmanın, topluluğu daha güvenli hale getireceğine inanılıyor.
Sonuç olarak, dövüş oyunları arenasının herkes için adil, saygın ve keyifli bir mücadele alanı haline gelmesi tüm topluluğun sorumluluğundadır. Sadece oyun oynamak ve rekabetin tadını çıkarmak isteyen herkes için espor sahnelerini daha güvenli kılmak, bu sporun geleceğini inşa etmenin en temel adımıdır.

