Ana SayfaBilim & İnovasyonÇevre & Yeşil TeknolojilerKritik İklim Eşiği Yaklaşırken Temiz Enerjiye Geçiş Şart

Kritik İklim Eşiği Yaklaşırken Temiz Enerjiye Geçiş Şart

Küresel iklim sistemindeki bozulmalar, insan faaliyetlerinin etkisiyle tarihin en kritik seviyesine ulaşmış durumda. On yedi farklı ülkeden yetmişten fazla bilim insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, insan kaynaklı küresel ısınmanın iki bin yirmi beş yılı itibarıyla bir virgül otuz yedi dereceye ulaştığını gösteriyor. Mevcut karbon salınımı oranlarının bu şekilde devam etmesi durumunda, Paris Anlaşması ile belirlenen bir virgül beş derecelik kritik ısınma eşiğinin iki bin otuz yılı dolaylarında aşılacağı tahmin ediliyor. Bu durum, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel hedeflerin ciddi bir tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor.

Sıcaklık artışını sınırlandırmak adına atmosfere salınabilecek güvenli karbondioksit miktarını temsil eden karbon bütçesi de tükenme aşamasına geldi. Bilim insanlarının hesaplamalarına göre, iki bin yirmi altı yılının başlangıcı itibarıyla geriye yalnızca yüz otuz milyar ton karbondioksit eş değeri bir bütçe kalıyor. Günümüzdeki salınım hızı göz önüne alındığında, bu kaynağın yaklaşık üç yıl içinde tamamen tükeneceği öngörülüyor. İki bin on beş yılında hayata geçirilen Paris Anlaşması, iklim krizinin en yıkıcı etkilerinden kaçınmak için küresel sıcaklık artışını iki derecenin altında tutmayı ve mümkünse bir virgül beş dereceyle sınırlandırmayı amaçlıyordu. Ancak salınımlarda hızlı ve radikal bir düşüş gerçekleştirilemezse, bu hedefe ulaşmak imkansız hale gelecek.

Fosil yakıt tüketiminin ısrarla sürdürülmesi nedeniyle iki bin yirmi dört yılında küresel sera gazı salınımı elli altı virgül sekiz milyar ton karbondioksit eş değerine ulaşarak yeni bir zirve yaptı. Karbondioksit, metan ve azot protoksit gibi temel sera gazlarının atmosferdeki yoğunluğu iki bin on dokuz yılından bu yana düzenli olarak artıyor. Güncel ölçümlere göre atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu milyonda dört yüz yirmi beş virgül altı parçacık seviyesine ulaşırken, metan miktarı ise milyarda bin dokuz yüz otuz altı virgül üç parçacık olarak kaydedildi. Bu veriler, fosil kaynaklardan uzaklaşarak temiz ve yenilenebilir enerji alternatiflerine yönelmenin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Isınmanın etkileri denizler ve okyanuslar üzerinde de yıkıcı sonuçlar doğuruyor. Küresel ortalama deniz seviyesi, bin dokuz yüz bir yılındaki ölçümlere kıyasla yirmi üç santimetre yükselerek rekor kırdı ve bu yükseliş ivme kazanmaya devam ediyor. İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan fazla ısının büyük kısmını absorbe eden okyanuslarda, deniz yüzeyi sıcaklıkları iki bin yirmi dört yılında tarihin en yüksek ikinci seviyesine ulaştı. Kara alanlarında da durum benzer şekilde seyrediyor. Son on yılda kaydedilen ortalama maksimum kara sıcaklıkları, bir önceki on yıla kıyasla yaklaşık yarım derece daha yüksek ölçüldü. Sıcaklıklardaki bu artış eğilimi, dünya genelinde olağanüstü hava olaylarının ve şiddetli sıcak hava dalgalarının daha sık yaşanmasına yol açıyor.

Most Popular