Hürmüz Boğazı üzerinde yaşanan küresel krizin Türkiye’nin enerji ithalatı faturasına getireceği 14 milyar dolarlık ek yük, lojistik süreçlerini zorlaştırarak e-ticaret ve online alışveriş sektörlerini doğrudan etkileyecek. Enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan güncel analize göre, 2026 yılındaki bu maliyet artışının 7 milyar 700 milyon dolarlık kısmı petrolden, 6 milyar 400 milyon dolarlık kısmı ise doğalgaz fiyatlarından ileri gelecek. Bu durum, pazar yeri operasyonlarından tüketici davranışına kadar tüm dijital ticaret ekosistemini şekillendirecek.
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın ulaşıma kapanması, enerji fiyatlarını hızla yukarı çekti. Yaşanan bu aksaklıklar, ürün sevkiyatı ve kargo süreçleri için akaryakıta bağımlı olan e-ticaret firmalarının teslimat maliyetlerini artırıyor. Ember analisti Bahadır Sercan Gümüş, fosil yakıtlara bağımlılığın kriz anlarında şirketlerin dijital pazarlama ve operasyon bütçelerine ek yük getirdiğini belirtti. Gümüş, lojistik araçlarında ve depolar gibi ticari alanlarda elektrikli sistemlere geçişin hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Dağıtım ve teslimat süreçlerinde temiz enerjiye geçişin, pazar yerlerinin taşıma maliyetlerini kalıcı olarak düşüreceğini vurguladı.
Savaşın başladığı 28 Şubat 2026 tarihinden 1 Mayıs 2026 tarihine kadar olan süreçte Brent petrol fiyatları yüzde elli, Avrupa doğalgaz fiyatları yüzde kırk beş ve kömür fiyatları yüzde üç oranında yükseldi. Bu durum, online alışveriş kargolarının taşındığı karayolu lojistiğinde ciddi bir maliyet artışına sebep oldu. Türkiye’nin net enerji ithalatı, bahar aylarında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde yirmi altı artarak yaklaşık 3 milyar dolarlık bir ek yük yarattı.
Türkiye’nin enerji ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini ithal yakıtlarla karşılaması, pazar yeri satıcılarının ürün maliyetlerini de etkiliyor. Ülkede doğalgazda yüzde doksan beş, ham petrolde yüzde seksen üç ve kömürde yüzde doksan beş oranında dışa bağımlılık söz konusu. Son on yıllık ortalamada yıllık 42 milyar dolar olan net enerji ithalat faturası, önceki kriz dönemlerinde 80 milyar doların üzerine çıkmıştı.
E-ticaret lojistiğinin temelini oluşturan karayolu taşımacılığı, en büyük harcama kalemi olarak öne çıkıyor. 2025 yılında petrol ithalatına 16 milyar 100 milyon dolar ödenirken, taşımacılıkta kullanılan yakıtlar için de 20 milyar dolarlık harcama gerçekleştirildi. Kriz sonrası petrolün varil fiyatındaki ortalama 35 dolarlık artışın, 2026 yılında Türkiye’ye getireceği 7 milyar 700 milyon dolarlık ek yükün 5 milyar 200 milyon doları doğrudan karayolu taşımacılığından kaynaklanacak. Bu durum kargo ve teslimat ücretlerine doğrudan yansıyarak tüketici davranışını olumsuz etkileyebilir. Petrol ithalatında en büyük payı yüzde kırk altı ile Rusya alırken, onu yüzde on beş ile Irak, yüzde on üç ile Kazakistan ve yüzde yeri ile Suudi Arabistan takip ediyor.
Doğalgaz fiyatlarındaki artışlar da tüketici bütçelerini daraltarak online alışveriş talebini dolaylı yoldan etkiliyor. Doğalgaz ithalatında Rusya yüzde otuz altı, Azerbaycan yüzde yirmi, Amerika Birleşik Devletleri yüzde on altı, İran yüzde on üç ve Cezayir yüzde sekiz paya sahip. Fiyatların mevcut seviyede kalması durumunda doğalgaz faturasına eklenecek 6 milyar 400 milyon dolarlık ek yükün 2 milyar 300 milyon doları konutlardan kaynaklanacak. Isınma giderleri artan tüketicilerin online alışveriş harcamalarında kısıtlamaya gitmesi bekleniyor. Ayrıca sanayi ve elektrik üretimine gelecek maliyetler de e-ticarette satılan ürünlerin üretim maliyetini artıracak. Bu ek yükün 2027 yılında 13 milyar dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Kömür tarafındaki yüzde üçlük artış ise maliyetlere sınırlı etki etti.
E-ticaret ve dağıtım sektöründe sürdürülebilirliği sağlamak için yeşil lojistik ve elektrifikasyon büyük önem taşıyor. Karayolu ulaşımı, toplam enerji ithalat faturasının yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payı yüzde kırk üçe yükselmiş olsa da asıl tasarruf potansiyeli lojistik filolarında bulunuyor. Türkiye yollarındaki elektrikli araç sayısının 2035 yılına kadar 5 milyonun üzerine çıkması bekleniyor. Dağıtım filolarındaki her 1 milyon elektrikli araç, yıllık yaklaşık 900 milyon dolarlık yakıt ithalatını önleyebilir. Özellikle kargo taşımacılığında büyük payı olan ağır ticari araçların elektrikliye dönüştürülmesi e-ticaret sektörünün lojistik yükünü hafifletecektir.
Bunun yanı sıra, konutlarda ısı pompalarının yaygınlaşması da hanehalkı bütçesini rahatlatarak tüketici davranışını online alışveriş yönünde olumlu etkileyebilir. Konutlardaki doğalgaz tüketiminin sadece yüzde onunda bu dönüşümün gerçekleşmesi halinde yıllık 1 milyar dolardan fazla tasarruf sağlanabilir. Bu tasarruf, tüketicilerin pazar yerlerindeki harcama kapasitelerini artıracaktır.

