Samsung Electronics bünyesinde yaşanan ücret anlaşmazlığı kritik bir boyuta ulaştı. Şirkette görev yapan yaklaşık kırk sekiz bin çalışanın perşembe günü geniş kapsamlı bir greve gitmesi bekleniyor. Bu iş bırakma eyleminin, online alışveriş ekosistemini ayakta tutan sunucu sistemlerinden akıllı telefon üretimine kadar geniş bir alanı etkileyeceği öngörülüyor. Küresel pazar yerlerinin veri trafiğini taşıyan yarı iletken sektöründeki bu olası aksama, dünya genelinde teknoloji tedarik zincirini de tehdit ediyor.
İşçi sendikası ile yönetim arasındaki görüşmelerde ortak bir noktada buluşulamaması üzerine on sekiz günlük grev kararı korundu. Bununla birlikte taraflar arasındaki iletişim kanallarının tamamen kapanmadığı ifade edildi. Güney Kore Çalışma Bakanı Kim Young Hoon arabuluculuğunda yeni bir müzakere sürecinin başladığı bildirildi.
Çalışanları temsil eden sendikanın lideri Choi Seung-ho düzenlediği basın toplantısında, kendilerine iletilen son öneriyi kabul ettiklerini ancak yönetimin en temel meselelerden birinde geri adım atmayı reddettiğini belirtti. Yaşanan süreçten dolayı kamuoyundan özür dileyen sendika lideri, grev devam ederken bile uzlaşı için masaya oturmaya hazır olduklarını dile getirdi. Eyleme katılacak iş gücü, şirketin Güney Kore genelindeki toplam istihdamının yaklaşık yüzde otuz sekizini oluşturuyor.
Samsung yönetimi ise sendikanın öne sürdüğü koşulları kabul edilemez bulduğunu açıkladı. Şirket yetkilileri, finansal açıdan zarar eden departmanlara yüksek prim ödenmesi talebinin kurumsal yönetim ilkelerine ters düşeceğini savundu. Uyuşmazlığın temelinde, yüksek kazanç getiren bellek birimleri ile zarar eden mantık çipi departmanları arasındaki kazanç paylaşımı yatıyor. Sendika, mevcut durumda çalışanların yıllık maaşının en fazla yarısı kadar olabilen prim üst sınırının kaldırılmasını talep ediyor. Ayrıca şirketin elde ettiği yıllık faaliyet karının yüzde on beşinin kalıcı bir şekilde çalışanlara dağıtılmasını istiyor.
Grev kararının ardından kamu otoritelerinin atacağı adımlar merak konusu oldu. Hükümet yetkilileri, ekonomik dengelerin sarsılması durumunda acil tahkim mekanizmasının devreye sokulabileceğini ve bu sayede eylemin otuz gün süreyle ertelenerek zorunlu müzakere sürecinin başlatılabileceğini belirtiyor. Ancak yetkililer, şu aşamada bu seçeneği konuşmak için erken olduğunu ve diyalog yolunun açık kalması gerektiğini vurguluyor. Tartışmalara dahil olan Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung da sendikanın şirketin vergi öncesi faaliyet karından doğrudan pay istemesini eleştirerek, bu talebin makul sınırları aştığını ifade etti. Diğer yandan çalışanlar, özellikle dijital pazarlama faaliyetlerinde kullanılan yapay zeka tabanlı sistemler için yüksek hızlı bellek üreten ve çalışanlarına çok daha yüksek primler ödeyen en büyük rakip firmanın sunduğu mali imkanların gerisinde kalmaktan şikayetçi. Rakip şirketin çalışanlarının yeni yıla oldukça yüksek kazançlarla girecek olması, Samsung çalışanlarının tepkisini artırıyor.
Dünyanın en büyük bellek üreticilerinden olan Samsung, aynı zamanda Güney Kore toplam ihracatının yaklaşık dörtte birini tek başına gerçekleştiriyor. Tüketici davranışı analizlerinden bulut veri merkezlerine kadar dijital dünyanın temelini oluşturan bu çiplerin üretiminde yaşanacak bir kesinti, küresel düzeyde arz sıkıntısına ve dolayısıyla fiyat artışlarına yol açabilir. Bu durumun, Güney Kore ekonomisinin yıllık yüzde iki olan büyüme hedefini yarım puan düşürebileceği tahmin ediliyor. Bu sırada yargıdan gelen bir karar doğrultusunda, fabrikalardaki kritik operasyonların durmaması için önlem alındı. Mahkemenin ihtiyati tedbir kararı uyarınca, yedi bin seksen yedi personelin üretim tesislerinde görevine devam etmesi kararlaştırıldı.

