Avrupa Uzay Ajansı tarafından geliştirilen ve Kızıl Gezegen üzerinde araştırmalar yapması hedeflenen Rosalind Franklin keşif aracının fırlatma takvimi netleşti. Uzun yıllardır süregelen gecikmeler ve değişen uluslararası stratejiler sonrası aracın 2028 yılının sonlarına doğru SpaceX firmasına ait Falcon Heavy roketiyle uzaya gönderilmesi kararlaştırıldı. Bu kritik görev kapsamında araç, Mars yüzeyinin 2 metre derinliğinden numuneler toplayarak milyarlarca yıl öncesine ait olası yaşam belirtilerini inceleyecek.
Projenin temelleri, Avrupa Uzay Ajansının 1990lı yılların sonunda kendi Mars yüzey aracını tasarlama kararıyla atıldı. Başlangıçta 2009 yılında fırlatılması planlanan görev, teknik ve finansal zorluklar nedeniyle süreç içinde büyük değişimler geçirdi. 2010lu yılların başında NASA ile ortak bir girişim olarak planlanan ExoMars projesi, Amerika Birleşik Devletlerinin bütçe kısıtlamaları nedeniyle geri çekilmesi üzerine Avrupa ve Rusya arasında bir iş birliğine dönüştü. Bu ortaklık sayesinde 2016 yılında fırlatılan yörünge aracı halen Mars çevresindeki bilimsel çalışmalarına devam etse de yüzey aracının fırlatılması paraşüt testleri ve küresel salgın gibi sebeplerle 2022 yılına kadar ertelendi.
2022 yılında yaşanan jeopolitik gelişmeler sonucu Rusya ile yürütülen ortaklığın sonlandırılması, görevin fırlatma ve iniş sistemlerinde köklü değişiklikler yapılmasını zorunlu kıldı. 2024 yılında NASA ile imzalanan yeni anlaşma doğrultusunda, Amerika Birleşik Devletleri projenin fırlatma sistemini, iniş sırasında gerekli olan itki teknolojilerini ve dondurucu Mars gecelerinde sistemleri koruyacak nükleer ısıtıcıları sağlamayı kabul etti. Bu doğrultuda SpaceX tarafından gerçekleştirilecek olan operasyon, firmanın Mars hedefleri açısından da bir ilki temsil edecek.
2030 yılında hedefine ulaşması beklenen Rosalind Franklin, Avrupa Uzay Ajansının Mars yüzeyine başarılı bir iniş yapma konusundaki ilk girişimi olması sebebiyle tarihi bir önem taşıyor. Bilimsel açıdan en dikkat çekici hedef ise gelişmiş sondaj mekanizması sayesinde yüzeyin derinliklerine inerek radyasyondan korunmuş organik bileşikleri keşfetmektir. Gelişmiş tekerlek yapısı ve yüksek manevra yeteneği sayesinde zorlu Mars arazisinde bağımsızca hareket edebilecek olan araç, evrendeki yaşam arayışında insanlık için yeni bir pencere açmayı hedefliyor.

