Elektrikli otomobil imalatındaki büyük ivmelenme, küresel lityum ihtiyacını ciddi oranda artırıyor. Enerji ve emtia piyasaları üzerine araştırmalar yapan Wood Mackenzie tarafından hazırlanan güncel analiz, yeni yatırımlar hayata geçirilmediği takdirde lityum arzında yaşanacak ilk büyük krizin iki bin yirmi sekiz yılı civarında başlayabileceğine dikkat çekiyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması, piyasadaki lityum talebi üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir baskı oluştururken, sektörün önümüzdeki yıllarda zorlu bir sınavdan geçeceği öngörülüyor.
Söz konusu analizde, enerji dönüşümünün farklı hızlarda gerçekleştiği dört ayrı senaryo değerlendiriliyor. Her senaryoda elektrikli araçların yaygınlaşma hızı ile lityum talebi arasındaki ilişki incelenirken, bu araçların toplam talebin yüzde yetmiş iki ile yüzde seksenini oluşturacağı hesaplanıyor. Mevcut iklim taahhütlerinin uygulanması durumunda, iki bin kırk yılında dünya genelindeki otomobil satışlarının yüzde yetmiş beşinin elektrikli modellerden oluşacağı tahmin ediliyor. Net sıfır emisyon hedeflerinin tam anlamıyla hayata geçirilmesi halinde ise bu payın yüzde doksan beş seviyesine kadar çıkabileceği öngörülüyor.
Enerji dönüşümünün temposuna bağlı olarak, iki bin elli yılına kadar küresel lityum ihtiyacının 5,6 milyon ton ile 13,2 milyon ton lityum karbonat eş değeri arasında bir noktaya ulaşması bekleniyor. En agresif enerji dönüşümü senaryosuna göre, küresel lityum arzındaki açık iki bin yirmi sekiz yılında başlayacak ve iki bin elli yılına kadar yaklaşık 8,5 milyon ton ek üretim kapasitesine ihtiyaç duyulacak. Ülkelerin mevcut iklim hedefleri doğrultusunda ilerlediği senaryoda ise arz açığının iki bin yirmi dokuz yılı itibarıyla hissedileceği öngörülüyor.
Elektrikli otomobillerin yanı sıra enerji depolama çözümleri de lityum talebinde güçlü bir artışa neden oluyor. Yenilenebilir enerji üretiminin artmasıyla birlikte, elektrik şebekelerinde büyük ölçekli batarya sistemlerine olan gereksinim de artıyor. Bu sistemlere yönelik talebin yıllık ortalama yüzde altı ile yüzde yedi bandında büyüyeceği, iki bin elli yılına gelindiğinde ise şarj edilebilir bataryaların küresel lityum talebinin yüzde doksan altı ile yüzde doksan sekizini oluşturacağı belirtiliyor.
Lityum arzını desteklemesi beklenen geri dönüşüm teknolojilerinin ise yıllık yüzde on üç ile yüzde on altı arasında bir büyüme sergileyeceği tahmin ediliyor. Bugün kullanılan elektrikli araç bataryalarının kullanım ömürlerini tamamlamasıyla birlikte, büyük ölçekli geri dönüşüm süreçlerinin iki bin kırklı yıllarda hız kazanması bekleniyor. İki bin elli yılı civarında geri dönüşümden elde edilecek lityum miktarının 2,3 milyon ton ile 2,7 milyon ton lityum karbonat eş değeri seviyesine çıkacağı hesaplanıyor. Ancak bu miktarın, hızlı enerji dönüşümü senaryolarında beklenen arz açığını tek başına kapatamayacağı değerlendiriliyor.
Küresel lityum arzının artan talebi karşılayabilmesi için yeni madencilik faaliyetlerine ve rafinaj tesislerine çok büyük yatırımlar yapılması gerekiyor. Tedarik zincirinin güçlendirilmesi için gerekli olan toplam yatırım tutarının 104 milyar dolar ile 276 milyar dolar arasında değişeceği öngörülüyor. Yeni yatırımların özellikle iki bin otuz ile iki bin otuz dört yılları arasında en yüksek seviyeye ulaşacağı tahmin ediliyor.

