ABD merkezli GRU Space şirketi, Ay turizmini bilim kurgu alanından çıkararak ticari bir projeye dönüştürmek amacıyla önemli adımlar atmıştır. Şirket, Ay yüzeyinde kademeli olarak inşa edilecek bir otel için rezervasyon toplamaya başlamış ve ilk dört kişilik konaklama tesisini 2032’de faaliyete geçirmeyi hedeflemektedir. Bu tesisin mimari olarak Palace of the Fine Arts yapısından ilham alması planlanmaktadır.
Erken rezervasyonlar için talep edilen depozito miktarları 250 bin dolar ile 1 milyon dolar arasında değişmektedir. Bu ödemeyi gerçekleştiren müşteriler, en erken altı yıl içinde gerçekleştirilecek olan ilk Ay yüzeyi görevlerinden birine katılma hakkını elde edeceklerdir. GRU Space’in hedef takvimine göre, Ay’a yönelik ilk operasyonların 2029 yılında başlatılması öngörülmektedir.
Projenin kurucusu Skyler Chan, Berkeley’de elektrik mühendisliği ve bilgisayar bilimleri eğitimi almış, daha önce Tesla’da araç yazılımları geliştirmiş ve NASA destekli bir uzay 3D yazıcı projesinde görev almıştır. Chan, hâlihazırda Ay’a insan gönderme çabalarının devletler ve milyarderler tarafından finanse edilen şirketlerce yönlendirilmesi modelinde gerçek bir ticari müşteri kitlesinin bulunmadığını belirtmektedir. Şirketin amacı, bu boşluğu doldurarak uzay turizmi sektörünün “üçüncü sütununu” oluşturmaktır.
GRU Space’in uzun vadeli vizyonu, sadece bir otel inşa etmekle sınırlı değildir. Bu tesisin ardından Ay’da yollar, lojistik depolar ve kalıcı yerleşim üsleri kurulması, ilerleyen aşamalarda ise aynı modelin Mars’a uyarlanması hedeflenmektedir. Şirket ismindeki GRU kısaltması da bu geniş vizyonu yansıtmaktadır ve Galactic Resource Utilization (Galaktik Kaynak Kullanımı) anlamına gelmektedir.
GRU Space, Y Combinator’dan tohum yatırımı almış ve belirlenmiş net bir teknik yol haritasına sahiptir. Şirketin ilk görevi, 2029 yılında ticari bir Ay iniş aracıyla gönderilecek olan 10 kilogramlık bir yük olacaktır. Bu misyonda, şişirilebilir yapı teknolojisi test edilecek ve Ay toprağı kullanılarak yerinde kaynak kullanımı (ISRU) kabiliyetleriyle “Ay tuğlaları” üretilecektir. İkinci görevde ise daha büyük bir şişirilebilir modül, doğal bir Ay çukuruna yerleştirilerek büyük ölçekli kaynak üretim yetenekleri denenecektir.
Projenin asıl dönüm noktası, 2032 yılında fırlatılması planlanan ve aynı anda dört misafiri ağırlayabilecek ilk şişirilebilir Ay otelidir. Bunu takiben, Ay yüzeyinden elde edilen tuğlalarla inşa edilecek ve mimari açıdan Palace of the Fine Arts’tan esinlenen daha gelişmiş ve kalıcı bir tesis hizmete girecektir.
Bu vizyon, halen birçok belirsizlik ve yüksek risk barındırmakla birlikte, belirlenmiş net takvimler ve teknik hedefler sayesinde Ay’ın ticari bir destinasyon olarak sunulmasını somutlaştırmaktadır. Kurucu Chan, SpaceX gibi şirketlerin Amerika’ya giden ilk “gemiler” olduğunu ancak insanların sadece gemilerde yaşayamayacağını ifade etmektedir. Bu nedenle, Ay’da kalıcı yerleşim ve konaklama gibi altyapıların kurulması gerektiğini savunmaktadır.

