Dijital ticaret platformlarında yapay zekâ kaynaklı bir kriz yaşanıyor: Kısa formatlı reklam veya tanıtım içeriklerinin önemli bir bölümü artık yapay zekâ araçlarıyla üretiliyor. Yeni bir araştırmaya göre, kullanıcıların karşısına çıkan bu kısa içeriklerin üçte biri yapay zekâ teknolojisiyle hazırlanmış durumda. Bu durum, online alışveriş ekosistemine olan tüketici güvenini ciddi biçimde zedeliyor.
Yapay zekâ teknolojilerinin hızla ilerlemesi, dijital içerik üretiminde köklü bir dönüşüm sağlarken, bu dönüşümün olumsuz yan etkileri pazar yerlerinde belirginleşiyor. Video düzenleme platformu Kapwing tarafından yapılan yakın tarihli bir analiz, e-ticaret mecralarındaki kısa videoların (reklam ve ürün tanıtımları) kayda değer bir kısmının yapay zekâ tarafından üretildiğini gösteriyor.
Araştırmaya göre, yeni kullanıcıların dijital pazarlama kanallarında karşılaştığı kısa tanıtım içeriklerinin yaklaşık yüzde 33’ü, düşük emekle ve yalnızca dikkat çekme amacıyla oluşturulmuş, özgünlükten uzak “yapay içerik yığını” olarak nitelendiriliyor. Bu videoların büyük bir bölümü, özgün bir mesaj taşımayan veya anlamsız görsellerden meydana geliyor.
Yapılan kapsamlı analizde, farklı platformlarda yeni açılmış hesaplar üzerinden önerilen ilk 500 tanıtım içeriği detaylıca incelendi. Ayrıca, çeşitli bölgelerdeki en popüler e-ticaret kanallarının takipçi sayıları ve tahmini gelirleri değerlendirildi. Ortaya çıkan tablo, nitelikli içerik üreticileri ve profesyonel satıcılar açısından kaygı verici. Örneğin, bazı yapay zekâ ile oluşturulmuş, hızlıca çoğaltılan ve anlamsız görünen görsellere dayalı kanallar yılda milyonlarca dolar gelir elde edebiliyor. Bu durum, haftalarca detaylı çalışma gerektiren ürün ve marka tanıtımları için emek harcayan e-ticaret firmalarının görünürlüğünü azaltarak platformun genel kalite algısına zarar veriyor.
Uzmanlar, büyük pazar yerlerinin bir yandan yapay zekâyı inovasyonun temel aracı olarak konumlandırırken, diğer yandan reklam verenlerin ve markaların anlamsız, düşük kaliteli dijital materyallerin yanında görünmek istememesi nedeniyle ciddi bir denge sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Araştırma, uzun vadede bu içerik yoğunluğunun tüketici davranışları üzerindeki olumsuz etkisiyle online alışveriş platformlarına olan güvenin azalabileceğini ve nitelikli, güvenilir içerik veya ürüne ulaşımın giderek zorlaşacağını ortaya koyuyor.

