Ana SayfaBilim & İnovasyonUzay TeknolojileriRoket Fırlatmaları Ozon Tabakası İyileşmesini Tehdit Ediyor

Roket Fırlatmaları Ozon Tabakası İyileşmesini Tehdit Ediyor

Bilim insanları, artan roket fırlatmalarının Dünya’nın koruyucu ozon tabakasının onarım sürecini ciddi biçimde tehdit ettiğini belirten küresel bir uyarı yayımladı. Uzay endüstrisinin çevresel etkileri, modern uzay çağında dikkat çekici endişelere yol açıyor.

1980’lerde kloroflorokarbon (CFC) kullanımından kaynaklanan ozon delikleri, dünya genelinde büyük bir çevre felaketine neden olmuştu. Bu krize yanıt olarak 1987’de imzalanan Montreal Protokolü, zararlı kimyasalların üretimini neredeyse durdurarak atmosferde yavaş ancak istikrarlı bir iyileşme sürecini başlatmıştı. Ancak ETH Zürih ve Canterbury Üniversitesi’nden yapılan yeni araştırmalar, bu iyileşmenin günümüz uzay faaliyetleriyle yeniden risk altına girebileceğini ortaya koyuyor.

ETH Zürih’ten atmosfer bilimci Sandro Vattioni liderliğindeki ekip, mevcut etkinin şimdilik sınırlı olduğunu ancak ozon tabakasının, CFC’lerin yaygınlaşmasından önceki seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 2 oranında daha ince olduğunu tespit etti. Bu bulgu, Montreal Protokolü sayesinde kaydedilen ilerlemenin henüz tamamlanmadığını ve yeni tehditlerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Uzay araçlarının fırlatılması sırasında açığa çıkan egzoz gazları; klor, metalik parçacıklar ve karbon kurumu gibi maddeleri stratosferin üst katmanlarına taşıyor. Bu bileşenler yalnızca ısıyı tutmakla kalmıyor, aynı zamanda ozon moleküllerini parçalayarak ozon katmanının doğal dengesini bozuyor. Bilim dünyası, özellikle katı yakıtlı roket motorlarından çıkan klorun, ozon kaybında önemli bir rol oynadığını vurguluyor.

Canterbury Üniversitesi’nden Laura Revell’in yönettiği diğer bir araştırma grubu ise geleceğe yönelik çeşitli senaryoları modelleyerek olası etkileri değerlendirdi. Buna göre, orta düzeydeki bir uzay faaliyeti artışı senaryosunda (yılda yaklaşık 884 fırlatma), 2030 yılına kadar ozon tabakasında küresel çapta yüzde 0,17’lik bir incelme öngörülüyor. Yüksek büyüme senaryosunda ise (yılda 2.000’den fazla fırlatma) bu kaybın yüzde 0,29’a ulaşabileceği ve Antarktika üzerindeki ozon tabakasında yüzde 4’lük bir azalma meydana gelebileceği tahmin ediliyor.

Bilim insanları, bu sorunun çözümünün uzay keşiflerini yavaşlatmak yerine, daha temiz itki sistemleri teknolojilerine yatırım yapmak olduğunu belirtiyor. Oksijen-hidrojen karışımıyla çalışan kriyojenik motorlar, çevresel etkileri en düşük seçenekler arasında yer almasına rağmen, karmaşık yapıları nedeniyle şu an için yalnızca az sayıda uzay aracı fırlatmasında kullanılıyor.

Most Popular