Türkiye’nin dijital altyapısında tarihi bir dönem başlıyor. Türk Telekom’un 2026 yılının Şubat ayında sona erecek olan sabit hizmetler imtiyazı, alınan yeni bir kararla 2050 yılına kadar uzatıldı. Bu stratejik düzenleme, ülkenin dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak görülürken, şirket bu süreçte en az 17 milyar dolarlık kapsamlı bir yatırım yapma taahhüdünde bulundu. Bu yatırımlar sayesinde, Windows, macOS, Android ve iOS gibi farklı işletim sistemlerini kullanan kullanıcılar, çok daha hızlı ve kesintisiz bir internet deneyimiyle buluşacak.
Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, uzatılan imtiyaz anlaşmasının ardından 2030 yılına yönelik somut hedefler paylaştı. Buna göre, önümüzdeki yedi yıl içinde Türkiye’deki hanelerin %95’ine fiber internet erişimi sağlanacak. Mevcut bağlantı hızlarının yedi katına çıkarılması planlanırken, bu sayede işletim sistemlerinin gerektirdiği büyük boyutlu güncellemeler veya uygulamalar için yayınlanan güvenlik yamaları çok daha kısa sürede indirilebilecek. Şirket, 37 milyon haneye kadar fiber erişim sağlamayı ve fiber abone sayısını 17 milyona ulaştırmayı hedefliyor. Tüm bu geliştirmeler, her bir işletim sisteminin sunduğu kullanıcı arayüzleri aracılığıyla erişilen dijital hizmetlerin genel performansını önemli ölçüde artıracak.
Önal, planlanan yatırımların yalnızca fiber altyapıyla sınırlı kalmayacağını, kuantum teknolojileri, yapay zeka, nesnelerin interneti (IoT), siber güvenlik, veri merkezleri ve bulut sistemleri gibi stratejik alanlara da önemli kaynaklar ayrılacağını belirtti. Bu tür altyapı güçlendirmeleri, bulut tabanlı uygulamaların ve servislerin, farklı işletim sistemleri üzerinde çalışan cihazlarda daha verimli çalışmasını sağlayacak, aynı zamanda işletim sistemlerinin temelini oluşturan güvenlik mekanizmalarının ve güvenlik duvarlarının da güçlendirilmesine katkıda bulunacak. Bu yatırımların Türkiye’nin dijitalleşme sürecinde kritik bir rol oynayacağı vurgulandı.
Anlaşma kapsamında Türk Telekom, önümüzdeki on yıl içinde devlete 2,5 milyar dolar artı katma değer vergisi (yaklaşık 3 milyar dolar) tutarında bir ödeme gerçekleştirecek. Bu ödeme, devlet kasasına doğrudan nakit girişi sağlayacak. Öte yandan, bu imtiyaz uzatımının ülkeye toplamda 20 milyar dolarlık önemli bir ekonomik katkı sunacağı ifade edildi.
Türk Telekom, diğer telekomünikasyon operatörleriyle işbirliğine açık olduklarını belirterek, oluşturulan altyapının “Türkiye’nin altyapısı” olduğunun altını çizdi. Şirket, bu genişletilmiş yetkiyi yalnızca kendi ticari çıkarları için değil, ülkenin genel dijital geleceğini güçlendirmek amacıyla kullanacaklarını vurguladı. Bu bütüncül yaklaşım, tüm dijital ekosistemi besleyerek, her bir işletim sistemi kullanıcısına daha sağlam ve güvenilir bir dijital ortam sunmayı hedefliyor.
Türk Telekom’un, yapay zeka entegrasyonu, modern veri merkezleri ve yenilenebilir enerjiyle desteklenen dijital yatırımlara yönelik daha detaylı ve kapsamlı planlarını yakın dönemde kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.

