Ana SayfaYazılımSiber GüvenlikYapay Zeka, Siber Saldırıları Katlıyor: Avrupa Alarmda

Yapay Zeka, Siber Saldırıları Katlıyor: Avrupa Alarmda

Yapay zeka teknolojileri, siber saldırıların sayısını ve karmaşıklığını önemli ölçüde artırırken, Avrupa bu durumdan en çok etkilenen bölgelerin başında geliyor. Amerikalı bulut güvenlik şirketi NETSCOUT’un yayımladığı bir rapora göre, bu yıl Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) ülkeleri, 3,2 milyon dağıtılmış hizmet reddi (DDoS) saldırısıyla hedef alındı. Yeni bir rapora göre ise, 2025 yılının ilk yarısında dünya çapında 8 milyondan fazla dijital saldırı kaydedildiği ve Avrupa’nın bu siber saldırılardan en çok zarar gören kıtalardan biri olduğu belirtildi.

Söz konusu saldırıların büyük bir kısmı, Almanya, Fransa, Polonya, Rusya ve Suudi Arabistan’daki telekomünikasyon şirketlerini hedef alarak 5 ila 15 dakika süren kesintilere neden oldu. DDoS saldırıları, hedef alınan bir sisteme veya internet sitesine aşırı miktarda trafik göndererek sistemin işlevsiz hale gelmesine yol açan önemli bir siber güvenlik tehdidi türüdür.

Siber suçlular, bu siber saldırıları yapay zeka sistemleri aracılığıyla yönetiyor. Yapay zeka, güvenliği çeşitli açılardan ihlal etmek ve tespit edilmekten kaçınmak amacıyla saldırıları birden fazla internet protokolü (IP) adresi üzerinden yaymak için kullanılıyor. NETSCOUT, yayımladığı basın açıklamasında, DDoS saldırılarının artık “kritik altyapıyı istikrarsızlaştırabilen hassas güdümlü jeopolitik etki silahları” haline geldiğini ve bunun da dünya genelindeki kuruluşlar için “benzeri görülmemiş bir siber risk” yarattığını vurguladı.

NETSCOUT tehdit istihbaratı direktörü Richard Hummel, hacktivist grupların otomasyondan, paylaşılan altyapılardan ve gelişen taktiklerden giderek daha fazla faydalandığını belirterek, kuruluşların geleneksel siber savunma yöntemlerinin artık yeterli olmadığını kabul etmesi gerektiğini ifade etti.

Bu rapor, yapay zeka şirketi Anthropic’in yakın zamanda yayımladığı tehdit raporunun hemen ardından geldi. Anthropic, temmuz ayında yaptığı açıklamada, siber korsanların şirketinin sohbet botu Claude’u kullanarak kişisel verileri ihlal ettiğini ve kurbanlardan 500 bin doları aşan fidye taleplerinde bulunduğunu bildirmişti.

Saldırganlar, kendi siber operasyonlarını koordine etmek için WormGPT ve FraudGPT gibi yapay zeka versiyonlarını veya büyük dil modellerini (LLM) kullanıyor. Hintli Netenrich şirketinde kıdemli tehdit analisti olan Rakesh Krishnan, FraudGPT’yi Dark Web’de satışa sunulan ve “saldırgan amaçlar” için özel olarak geliştirilmiş bir yapay zeka botu olarak tanımlıyor. Bu bot, kimlik avı (phishing) e-postaları hazırlamak, şifreleri kırmak veya kredi kartı bilgilerini izinsiz kullanmak ve toplamak gibi kötü niyetli faaliyetlerde kullanılıyor. Örneğin, bir saldırgan FraudGPT kullanarak alıcıyı kötü niyetli bir bağlantıya tıklamaya ikna etmek için “kısa ama profesyonel bir mesaj” gibi görünen bir e-posta hazırlayabiliyor. Krishnan, FraudGPT’yi örnek olarak gösterdiği bir blog yazısında, sohbet botunun Bank of America’yı temsil ederek kullanıcıdan “çevrimiçi bankacılık hesabının güvenliğini sağlamak” için önemli bir bağlantıyı kontrol etmesini isteyen bir metin mesajı oluşturduğunu belirtti.

Güvenlik araştırmacısı Daniel Kelley ise WormGPT’nin FraudGPT ile benzer özelliklere sahip olduğunu ve siber suçluların, çalışanların kendilerine para veya veri göndermesini sağlamak amacıyla yöneticilerin kimliğine büründüğü iş e-postası dolandırıcılıkları (Business Email Compromise – BEC) yazdığını kaydetti. Microsoft’un güvenlik ekibine göre, bu tür dolandırıcılıklar işletmelere her yıl milyonlarca dolara mal oluyor ve birçok küçük şirketin mali olarak toparlanamamasına yol açıyor.

Rapor için NETSCOUT, web sitelerinin bir saldırıya nasıl tepki vereceğini test ederek ve gerçek internet trafiğinden veri toplayarak her gün on binlerce aktif ve potansiyel DDoS saldırısını izleyen tehdit istihbarat platformunu kullandı. Platform aynı zamanda birden fazla botnet’i (siber saldırıları gerçekleştiren virüslü bilgisayar ağları) ve kiralık DDoS hizmetlerini de takip ediyor.

Uzmanlar, İsviçre’deki Dünya Ekonomik Forumu (Davos konferansı) gibi küresel etkinliklerin de siber saldırılar için önemli bir katalizör işlevi gördüğünü belirtiyor. İtalya da şubat ve mart aylarında, kendi tanımlarıyla “bir dizi siyasi tartışma” nedeniyle ülke genelindeki bölgesel ve yerel kamu kurumlarını hedef alan çok sayıda DDoS saldırısına maruz kalmıştı. Avrupa dışında, Pakistan ve Hindistan’ın yanı sıra İran ve İsrail arasında tırmanan bölgesel çatışmalar da ortalamanın üzerinde DDoS saldırılarına sahne oldu. Rapor, İran’ın 13 Haziran’dan bu yana 15 binden fazla siber saldırıya maruz kaldığını ve bu saldırıların 2 bin 800’ünün sadece bir günde gerçekleştiğini ortaya koyarak ülkenin “birincil hedef” olduğunu gösteriyor.

Most Popular