Ana SayfaBilim & İnovasyonTıp & Sağlık TeknolojileriDiyabet Tedavisinde Dönüm Noktası: Genetiği Değiştirilen Hücreler İlaçsız Yaşadı

Diyabet Tedavisinde Dönüm Noktası: Genetiği Değiştirilen Hücreler İlaçsız Yaşadı

Diyabet tedavisinde önemli bir başarıya imza atıldı: Genetik olarak değiştirilmiş pankreas hücreleri, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlara gerek kalmadan yaşamlarını sürdürdü.

Yayımlanan yeni bir araştırma, diyabet tedavisinde umut vaat eden bir gelişmeyi ortaya koydu. Bu çalışmaya göre, genetik yapısı düzenlenmiş pankreas adacık hücreleri, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılmadan da vücutta varlığını sürdürebiliyor.

**Tip 1 Diyabetin Hücre Nakliyle Kontrol Altına Alınması**

Günümüzde milyonlarca kişiyi etkileyen tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırarak onları yok etmesiyle ortaya çıkar. Bu durum, hastaların hayatları boyunca insülin tedavisine bağımlı kalmasına yol açar ve yaşam kaliteleri ile sürelerini ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir. Adacık hücre nakli, kaybedilen bu hücreleri yerine koyma potansiyeli taşırken, nakledilen hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından reddedilmesini engellemek için ömür boyu bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımı zorunludur. Ancak bu ilaçların da kalp-damar hastalıkları riski ve organ hasarı gibi ciddi yan etkileri bulunmaktadır.

Bu nedenle, araştırmacılar uzun süredir bağışıklık sisteminden gizlenebilecek şekilde genetik olarak düzenlenmiş adacık hücreleri (Langerhans adacıkları) geliştirmek üzerine çalışıyorlardı. İsveç’teki Uppsala Üniversitesi Hastanesi liderliğinde yürütülen son çalışma, bu yaklaşımın işe yarayabileceğini başarılı bir test süreciyle kanıtladı. Araştırmacılar, genetik olarak değiştirilmiş pankreas adacık hücrelerinin (yani insülin üreten Langerhans adacıklarının), hastada 12 hafta boyunca bağışıklık baskılayıcı herhangi bir ilaç kullanılmadan hayatta kalıp işlevini devam ettirdiğini bildirdi.

Genetik yapısı değiştirilmiş bu adacık hücreleri, ilk olarak 37 yıldır tip 1 diyabet teşhisiyle insülin tedavisi gören 42 yaşındaki bir erkek hastada denendi. Kadavra donör pankreasından alınan adacık hücreleri izole edildikten sonra, CRISPR-Cas12b yöntemi kullanılarak B2M ve CIITA genleri etkisiz hale getirildi. (Bu genler, nakledilen hücrelerin alıcının bağışıklık sistemi tarafından tanınmasını ve yok edilmesini tetikleyen genlerdir.) Bu işlem, bağışıklık sisteminin bu adacık hücrelerini saptayıp yok etmesini önledi. Bu süreçte hastaya glukokortikoid veya benzeri bir bağışıklık baskılayıcı ilaç verilmesi gerekmedi.

Sonraki 84 gün boyunca yapılan testlerde, genetiği değiştirilmiş bu “hipoimmün” hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından herhangi bir saldırıya uğramadığı gözlemlendi. Hastanın kanındaki C-peptit seviyeleri sabit kaldı ve yemek sonrası testlerde arttı; HbA1c değerinde ise yaklaşık %42’lik önemli bir düşüş kaydedildi. Görüntüleme teknikleri, nakledilen hücrelerin sağlıklı kaldığını ve iltihaplanma belirtisi olmadığını doğruladı. Dört hafif yan etki rapor edildi, ancak bunların hiçbirinin nakil veya tedaviyle doğrudan bağlantılı olmadığı belirtildi. Nakledilen pankreas adacık hücrelerinin 12 hafta boyunca hayatta kalması, bağışıklık baskılayıcı ilaçlar olmadan hücre naklinin genetik düzenleme sayesinde mümkün olduğunu açıkça gösterdi.

Nakledilen adacık hücrelerinin miktarı, tam replasman dozu olarak bilinen seviyenin (hastanın dışarıdan insülin desteğine ihtiyaç duymamasını sağlayacak hücre sayısı) yalnızca yaklaşık %7’sine denk geliyordu. Bu nedenle deneye katılan hastanın insülin kullanmaya devam etmesi gerekti. Ancak buradaki asıl amaç, aktarılan genetiği değiştirilmiş hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından tanınmadan hayatta kalıp kalamayacağını görmekti. Sonuç olarak, bu hücreler kan şekeri kontrolüne katkıda bulunacak düzeyde insülin üreterek hem “canlı kalma kanıtı” hem de “işlevsellik kanıtı” sağladı. Bu başarılı sonuç, gelecekte tam replasman dozuna ulaşıldığında, bağışıklık baskılayıcı ilaçlara gerek kalmadan tip 1 diyabetin kalıcı hücre nakli tedavisiyle kontrol altına alınabileceğine işaret etmektedir.

Most Popular