Hubble Network, Muon Space ile iş birliği yaparak, uzaydan Bluetooth bağlantısı sağlayacak yeni bir uydu ağı kuruyor. Bu yeni sistem, herhangi bir fiziksel altyapıya ihtiyaç duymadan dünya çapında kapsama alanı ve az enerji tüketimi vaat ediyor.
Geliştirilen bu sistemin temelinde, Hubble tarafından tasarlanan fazlı dizi (phased-array) alıcılar bulunuyor. Bu güçlü alıcılar, Muon Space’in MuSat XL uydularında görev yapacak; bu uyduların 2027 yılında uzaya fırlatılması planlanıyor. İlk iki uydunun, dünya üzerindeki herhangi bir noktaya 12 saat içinde yeniden ulaşabileceği öngörülüyor. Ayrıca, bu sistemin Bluetooth Low Energy (BLE) sinyallerini mevcut yöntemlere göre 30 kat daha az güçle algılayabildiği belirtiliyor. Bu özellik, sahada kullanılan sensörlerin ve takip cihazlarının pil ömrünü önemli ölçüde uzatabilir.
Hubble Network, 2024 yılında bir uyduyla doğrudan Bluetooth iletişimi kuran ilk şirket olarak kayıtlara geçmişti. Geliştirilen bu sistemin en büyük avantajı, bağlantı için özel bir donanım gerektirmemesidir. Kurumsal kullanıcılar, cihazlarındaki çip setlerine sadece Hubble’ın firmware yazılımını entegre ederek sisteme bağlanabilecekler.
Şirket, uzay tabanlı bu ağın, altyapı yatırımı gerektirmeksizin küresel erişim sağladığını ve özellikle lojistik, altyapı ve savunma gibi sektörler için büyük kolaylıklar sunduğunu vurguluyor. Şu anda yörüngede 7 uydusu bulunan Hubble, 2028 yılına kadar bu sayıyı 60’a çıkarmayı hedefliyor. Ek olarak, mevcut uyduların hepsi zamanla daha büyük ve daha yetenekli platformlarla değiştirilecek.
Hubble’ın bu iddialı büyüme planındaki en kritik ortaklarından biri olan Muon Space, 2027 itibarıyla yılda 500 uydu üretebilecek kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor. Hubble, 500 kilogram sınıfındaki MuSat XL platformunu kullanan ilk müşteri olacak. Bu platform, yüksek güçlü yükleri taşıyabilmenin yanı sıra, optik veri transferi, yüksek bant genişliğinde indirme ve neredeyse gerçek zamanlı iletişim gibi yetenekler sunuyor.
Diğer yandan, Muon Space, bu altyapıyla sadece ticari pazara değil, ABD Savunma Bakanlığı gibi devlet kurumlarına da çözümler sunmayı hedefliyor. Şirketin geliştirdiği sistem, özellikle Uzay Geliştirme Ajansı’nın (SDA) füze savunma uyduları gibi çok görevli uydu gereksinimlerine uygun olarak nitelendiriliyor.

