Intel, yapay zeka ve yarı iletken pazarında gerilediğini açıkladı. Şirketin CEO’su Lip-Bu Tan, şirket içi bir toplantıda, Intel’in artık dünya çapındaki en büyük 10 yarı iletken üreticisi arasında yer almadığını ve yapay zeka alanında önemli bir gecikme yaşadıklarını söyledi. Bu itiraf, işlemci pazarında bir dönem lider konumda olan Intel’in günümüzdeki zorlu durumunu gözler önüne seriyor.
Son yıllarda teknolojik gelişmelerdeki ivme, Intel’i rakiplerinin gerisinde bıraktı. ARM tabanlı mimarilere geçiş girişimleri, bekleneni sağlayamadı. Lunar Lake işlemcileri, AMD’nin 3D V-Cache teknolojisiyle donanmış X3D serisi karşısında rekabet gücü gösteremedi. Grafik işlemci (GPU) pazarında geç kalmış olan Intel, kendi mimarisiyle geliştirme yapmış olsa da liderlerle yarışacak bir seviyeye ulaşamadı. Üretimdeki en iddialı projelerden biri olan 18A sürecinin de kaybedilmesi, şirket için önemli bir kayıp oldu.
Dünya çapındaki çalışanlara yönelik bir soru-cevap oturumunda konuşan CEO, şirketin bu gerilemesini açıkça dile getirdi. “20-30 yıl önce gerçekten lider konumdaydık, ancak şimdi dünya değişti ve artık en iyi 10 yarı iletken şirketi arasında değiliz,” diyen Tan, rekabet gücünü kaybettiklerini vurguladı.
Intel’in geçmişte sahip olduğu dikey entegrasyon stratejisi, yani hem çip tasarımı hem de üretimi tek çatı altında yapma yöntemi, artık şirket için bir engel haline geldi. TSMC’nin üretim teknolojilerindeki hızlı gelişimi, Intel’in bu modelde geride kalmasına neden oldu.
Bu durumun bir sonucu olarak, Intel 2023’ten itibaren Meteor Lake işlemcilerdeki GPU üretimini TSMC’ye devretti. 2025 itibarıyla Intel’in tüm çip üretiminin yaklaşık %30’u dış kaynaklardan sağlanacak hale geldi.
Bu gelişmeler, Intel’in mali durumunu da ciddi şekilde etkiledi. Artan araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamaları ve düşen gelirler nedeniyle şirket 2023’ün üçüncü çeyreğinde 16 milyar dolarlık bir zarara uğradı. Bunun ardından binlerce çalışan işten çıkarıldı.
CEO Tan, bu zorlu durumdan kurtulmanın uzun bir süreç olacağını ve şirket kültürünün ve yapısının köklü bir değişikliğe ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Tan, daha çevik, odaklı ve mütevazı bir yaklaşımın gerekliliğini vurguladı.

