Suudi Arabistan’ın devasa Neom projesi, bölgesel iklimi kökten değiştirebilecek potansiyele sahip. Projeyle ilgili endişeler, inşa sürecinde kaynak tüketiminin ve çevresel etkilerin çok büyük olacağı yönünde.
Uzmanlar, Neom’un oluşturduğu çevresel baskının, bölgenin hava sistemlerini önemli ölçüde değiştirebileceğini ifade ediyor. Özellikle yağış düzenlerinde değişiklik, daha yoğun kum fırtınaları ve artan rüzgar şiddeti gibi riskler vurgulanıyor. Kentsel yapılaşmanın yarattığı “ısı adası etkisi”nin, Neom gibi dev bir projede beklenenden çok daha fazla olabileceği belirtiliyor. Projenin en iddialı unsuru olan 500 metre yüksekliğe ve 170 kilometre uzunluğa ulaşacak olan The Line’ın, yansıtıcı yüzeyleriyle doğal yaşamı, özellikle kuşları olumsuz etkileyebileceği ve çölde adeta bir engel görevi göreceği vurgulanıyor.
Neom’un inşa süreci, dünya çelik üretiminin önemli bir kısmını tüketecek düzeyde kaynak kullanımı anlamına geliyor. Projenin bir parçası olan beton fabrikalarının da karbon salımına katkı yapması endişe yaratıyor. Sadece The Line değil, Oxagon, Treyam ve Epicon gibi diğer mega projeler de benzer çevresel etkiler yaratacak. Neom projesi, sadece Suudi Arabistan’ın değil, küresel düzeyde de dikkat çeken dev boyutuyla ve hızla inşa edilen yapılarla dikkat çekiyor. Bu büyük ölçekli yapılaşmanın sürdürülebilirlik ve çevresel etkileri büyük ölçüde tartışılıyor. Her ne kadar gecikmeler ve sorunlar yaşanıyorsa da, The Line’ın ilk aşamaları hayata geçirilmeye başlandı ve ülke genelinde Mukaab ve JEC Tower gibi diğer büyük projeler devam ediyor. Suudi Arabistan, Neom projesiyle hem küresel turizmde hem de teknoloji ve sürdürülebilirlik alanında öncü olmak istiyor.

