Siber saldırıların küresel ekonomiye maliyeti her geçen yıl artıyor ve 2025’te 10,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu rakam, üretim aksaklıkları, müşteri güveninin zayıflaması, fidye talepleri ve yasal sorunlar gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte siber güvenlik, küresel ekonominin en hızlı büyüyen sektörlerinden biri haline geldi. Artan dijital tehditler, şirketleri ve devletleri siber güvenlik alanına daha fazla kaynak ayırmaya zorluyor. Bu, siber güvenlik pazarının milyarlarca dolarlık bir ekonomi olmasına neden oluyor.
Fidye yazılımları, veri sızıntıları ve kritik altyapılara yönelik saldırılar yalnızca finansal kayıplarla sınırlı kalmıyor, kamu güvenliği, ulusal güvenlik ve toplumsal düzeni de tehdit ediyor. Yapay zeka destekli siber savunma çözümlerine olan talep son yıllarda önemli ölçüde arttı, ancak uzmanlar yalnızca teknolojiye değil, kullanıcı bilincine de büyük önem veriyor.
Imperum CEO’su Senad Aruc, siber saldırıların ekonomik maliyetinin sürekli yükseldiğini vurgulayarak, yapılan tahminlere göre 2025’te yıllık 10,5 trilyon dolarlık bir kayıp beklendiğini söyledi. Bu devasa kayıplar, üretimdeki kesintiler, marka itibarındaki düşüş, müşteri güvenindeki sarsıntı ve yasal yaptırımlarla ilgili sorunlardan kaynaklanıyor. Örneğin, İngiltere’nin ünlü perakendecisi Marks&Spencer, 2025 Nisan’da yaşanan bir siber saldırı sonucunda birkaç gün içinde 700 milyon sterlinlik piyasa değerinde kayıp yaşadı. Bu olay, doğrudan maddi zararların yanı sıra marka itibarı ve müşteri güveninde yaşanan kaybın ne kadar ağır sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne seriyor.
Aruc, kritik altyapılara yönelik saldırıların çok daha geniş çaplı ve dolaylı sonuçlar doğurabileceğine işaret etti. 2017’deki NotPetya saldırısının, küresel lojistik devi Maersk dahil birçok firmayı felç ederek 10 milyar dolardan fazla zarara yol açtığını hatırlattı. Bu tip saldırılar, tedarik zincirlerini bozabilir ve sadece saldırıya uğrayan şirketi değil, iş ortaklarını, müşterileri ve hatta ülkeleri de etkileyebilir. Tüm bunlar, siber güvenliğe yapılan yatırımların bir maliyet değil, hayati önem taşıyan bir gereklilik olduğunu ortaya koyuyor. IBM’in 2023 raporuna göre, ortalama bir veri ihlalinin maliyeti 4,45 milyon dolar. Bu da, güvenliğe ayrılan her bütçenin potansiyel zararları önleyerek kısa sürede kendini amorti ettiğini gösteriyor.
Aruc, şirketlerin siber güvenliğe stratejik bir bakış açısıyla yaklaşması gerektiğini ve bu alandaki yatırımları yalnızca IT bütçesi olarak değil, kurumsal risk yönetiminin temel bir parçası olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

