YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerdeki yeni programlar ve stratejik hedefler hakkında açıklamalarda bulundu. Ülkemizin yeşil ekonomiye geçişinde gerekli uzmanları yetiştirmek için, ilgili alanlarda ön lisans, lisans ve lisansüstü programların açılmasını planladıklarını belirtti.
2030’a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu Bölgesel Toplantıları’nın verimli geçtiğini vurgulayan Özvar, toplantılardan elde edilen sonuçların kalıcılığı için rapor hazırlanacağını ve bu raporla oluşturulan eylem planının önümüzdeki ay üniversitelerle paylaşılacağını duyurdu.
Özvar, üniversitelerin rekabet gücünü artırmayı, sürdürülebilir bir yükseköğretim sistemi kurmayı ve üniversitelerin ulusal ve uluslararası prestijini yükseltmeyi temel hedefleri olarak gösterdi. Yapay zeka odaklı program açan üniversite sayısını 80’e çıkarmayı planladıklarını ve bunların arasında vakıf üniversitelerinin de yer alacağını ifade etti.
Siber güvenlik alanında ön lisans ve lisans programlarının artırılmasının yanı sıra dijitalleşme ve bilişim teknolojileri odaklı sağlık eğitimi alanında da dönüşüm hedeflediklerini kaydetti. Bu konuda bir çalışma grubu oluşturduklarını ve yeni ön lisans programlarını belirleyerek bu yıl üniversitelere teklif edeceklerini belirtti.
Tarım sektörünün dijitalleşmeyle entegre edilmesi gerektiğinin altını çizen Özvar, tarımda yapay zeka, hassas tarım, nesnelerin interneti ve büyük veri analitiği gibi teknolojilere dayalı yeni programların oluşturulmasını ve mevcut programların güncellenmesini amaçladıklarını söyledi. Bu sayede Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyorlar.
Özvar, üniversitelerin müfredatlarına “yeşil dönüşüm” perspektifini dahil etmelerini istedi ve yeşil ekonomi alanında uzman yetiştirmeye yönelik çabaları vurguladı.
Nisan itibarıyla Ek 34 ve Ek 46 kapsamında onaylanan araştırmacı sayısının arttığını bildiren Özvar, doktora programları açmak isteyen üniversitelerin akredite programlara sahip olmasını şart koştuklarını belirtti.
Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosunun, mezunların uluslararası tanınırlığını ve istihdam olanaklarını artırdığını ifade eden Özvar, bu logoya sahip programlardan mezun olanların diplomalarının yurtdışında daha hızlı tanındığını ve iş bulma şanslarının arttığını kaydetti.
Toplantıda rektörlere bilim iletişim ofislerine destek vermeleri çağrısında bulunan Özvar, geçtiğimiz yıl başlatılan Spor Dostu Kampüs Projesi’nin başvurularının sonuçlandığını ve değerlendirmelerin devam ettiğini açıkladı.

