BT taramalarının aşırı kullanımı, yeni kanser vakalarının önemli bir kısmına katkıda bulunabilir. ABD’de yapılan yeni bir araştırma, 93 milyon BT incelemesinin sonuçlarını inceleyerek, bu taramaların gelecekteki kanser vakalarının yaygınlığını tahmin etmeyi amaçlayan istatistiksel bir model geliştirdi. Model, 100.000’den fazla yeni kanser vakasının, BT radyasyonuna maruz kalmaktan kaynaklanabileceğini öngörüyor.
Araştırmanın baş yazarı Dr. Rebecca Smith-Bindman, BT taramalarının hayat kurtardığını, ancak potansiyel risklerinin genellikle göz ardı edildiğini ifade ediyor. ABD’deki yüksek BT kullanımı göz önüne alındığında, mevcut uygulamalarda değişiklik olmazsa, gelecekteki kanser vakalarında artış yaşanabileceğini belirtiyor. Smith-Bindman, tahminlerinin, alkol tüketimi ve aşırı kilo gibi diğer önemli risk faktörleriyle aynı seviyeye geldiğini ve tarama sıklığının ve dozajının düşürülmesinin önemli olduğunu vurguluyor. Ancak, çoğu durumda, BT taramasından elde edilecek faydanın, potansiyel riskten daha fazla olduğunu da belirtiyor. BT teknolojisinin iyonlaştırıcı radyasyon kullandığı ve yüksek dozlarda radyasyonun artan kanser riskine yol açabileceği hatırlatılıyor. Araştırma ekibi, bulguların nedensellik içermediğini ve BT taramaları ile kanserler arasında doğrudan bir bağlantı kurulamadığını da açıkça ortaya koyuyor.
Londra Brunel Üniversitesi’nden Doreen Lau, “Bulgular, insanların doktor önerisi olmadan BT taramasından kaçınmaları gerektiği anlamına gelmiyor. Çoğu durumda, ciddi bir hastalığı tespit etme veya dışlama avantajı, çok küçük bir zarar riskinden çok daha fazla önem arz ediyor. Bu araştırmanın vurgulaması gereken nokta, gereksiz görüntülemeyi azaltma ve özellikle BT taramalarının sık olduğu ortamlarda mümkün olan en düşük dozu kullanma ihtiyacı” ifadeleriyle çalışmanın esasını özetliyor.

